Geçen yıl, Türkiye'nin gözde kayak merkezlerinden Kartalkaya’da meydana gelen yangın, hem doğayı hem de insanların yaşamlarını derinden sarstı. Korkunç olay, birçok kişinin hayatını kaybetmesine, ailelerin yok olmasına ve toplumsal yaraların açılmasına neden oldu. Kartalkaya yangın faciasının üzerinden bir yıl geçmesine rağmen, yaşananların acısı hala taze. Aileler, sevdiklerini kaybetmenin yanı sıra, o gün yaşadıkları travma ile de başa çıkmaya çalışıyor. Yangın faciasında kaybedenlerden biri olan bir baba, kızıyla olan son anlarını ve acısını paylaştı. “Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım” diyerek yürekleri dağladı.
Kartalkaya'daki yangın, bir cuma akşamı saatlerinde başladı. O gün hava şartlarının kötü oluşu, yangının hızla büyümesine zemin hazırladı. Kısa sürede büyüyen alevler, doğal güzellikleri yok etmenin yanı sıra, orada bulunan insanların hayatlarını da tehdit etmeye başladı. İnsanlar, bir anda panik içinde kaçışmaya başlamıştı. Yangın bölgesi, acil servisi, itfaiye ekiplerini ve sağlık hizmetlerini kofor etti. Ne yazık ki, kurtulma şansı bulamayan birçok insanın hayatı o korkunç anlarda sona erdi. Yangın, sadece fiziksel kayıplara değil, duygusal travmalara da neden oldu.
Facianın ardından geçen 12 aylık süreçte, Kartalkaya ve çevresindeki topluluk, kayıpların acısını birlikte paylaşmaya çalıştı. Hayatta kalanların zihinlerinde ise birbirinden acı anılar yerleşti. Özellikle kayıpların geride bıraktığı aileler, yaşanan felaketin kalıcı izlerini hissetmeye devam ediyor. “Ben kızımın yanmış haliyle vedalaştım” diyen bir baba, bu trajedinin nasıl bir travma yarattığını gözler önüne seriyor. Babası, sevdiğini kaybettikten sonra hissettikleri, toplumun empati kurmasını sağlamalı. Felaketin ardından birçok destek kampanyası düzenlendi, fakat sonuçlar hayal kırıklığı yarattı. Yangın sonrası zarar gören doğa, tekrardan yeşermeye başlamış olsa da kayıplarının acısı süregeldi.
Yangın faciası, sadece Kartalkaya bölgesi değil, tüm Türkiye'de orman yangınları konusunda farkındalık yaratmayı da sağladı. Yangın güvenliği, yangın öncesi ve sonrası alınacak önlemler konusunda yapılan eğitimler, bu hikayenin bir parçası oldu. Ancak, bu felaketin yaşanmışlığı, fırtınalar gibi esen anılarda sonsuza dek hatırlanacak gibi duruyor. Olayın birinci yıldönümünde, yaşam boyu sürecek yas ile birlikte, kayıplarına özlem duyan aileler bir araya gelerek Acılar, doğanın dengesinin ne denli önem taşıdığını birkez daha gözler önüne serdi.
Yıllar geçse de, yaşanan felaketin izlerinin silinmesi oldukça zor. Her hatırlanışında yaşanan kayıplar, işte bu yüzden, sadece bireysel bir kayıp değil, toplumun ortak acıları haline gelmiştir. Unutulmamalıdır ki her bir kayıp, ardında bir hikaye, umut ve sevgi bırakmıştır. Kartalkaya yangın faciası, doğanın gücünü ve insanların birbirine olan bağlarını düşündüren bir dönüm noktası. Bu olaydan dersler çıkarılmalı, gelecekte benzer kötü olayların yaşanması önlenmelidir. Kartalkaya’daki yangın faciasında kaybedilenlerin anısı, her zaman yaşatılacak ve asla unutulmayacaktır.